25 Eylül 2012 Salı

Sihirli Değneklerim

Babam içeriye bir çift değnekle girmişti.O an sadece sustum.Uzun bir suskunluk sonrasında sesim titreyerek;
-Doktormu almanı söyledi ? diye sordum.Hayır ben kendim istedim almayı dedi babam. Üzüldüm tabiki,bir değrnek kullanmadığım kalmıştı.Ama kullanmayada mecburdum.Çünkü 2.5 ay süren yüksek dozda ağır ilaçlarım en sonunda sol bacağıma zarar vermişti.Bacağımın ağrısı ,şişkinliği bir yana yürüyememem bir yana.Yürüyememek ne zor şey , ne zor ... Kendi başıma hiçbir ihtiyacımı karşılayamamak ne kadar içimi acıtıyordu.Unutmuştum yürümeyi.İnsanların bacaklarına bakarak nasıl yürüdüklerini anlamaya çalışıyordum.Evet belki garip,saçma gelebilir ama gerçekten unutmuştum.Değneksiz geçen 1 ay ve değnekli geçen tam 2 ay. Dile kolay tam 3 ay ! Ama değneklerden sonra ufak tefek ihtiyaçlarımı kendim karşılayabiliyordum en azından ve ben değneklere bağlandım onları sevdim.Tıpkı bir mutluluk oyunu oynar gibi '' Çok şükür değneklerimin yardımcı olacağı bacaklarım var '' dedim,şükrettim ...
Öyle alıştım ki onlara koşarcasına yürüyordum onlarla.1 metre uzağında durup lambaları kapatıyordum :) Hani bazen zil çalaerda evdeki herkes sen aç yok sen aç diyip zorla birini kaldırır ya , işte ben tam tersine kapıyı illa ben açmak istiyordum.Ben değneklerle de olsa yürürüm dercesine.O değnekleri elime almak,yürümek derken kapıyı 2 dk sonra açabiliyordum.Kapının geç açılmasına genelde kızan babam beni görünce mutlu oluyordu canım babam :)
Yürüyemememin 2.5 ayından sonra ben kendi çabamla önce yattığım yerde katlanmış şekilde aylarca duran bacağımı hafifçe düz tutmaya başlamıştım.

Şişliği inmişti neredeyse.Düz tutmaya başladıktan sonra değneklerimle bacağımı yormadan ablamların robot yürüyüşü adını verdiği şekilde yürümeye başlamıştım.İnternetten değneklerle merdiven inmeyi-çıkmayı öğrenip bunu 1 alt komşumuza giderekte denemişliğim vardır hani :)
1 hafta kendimi bu şekilde alıştırdıktan sonra yarım saatede olsa apartmanın merdivenlerini kendim inmek istiyordum.Apartmanda asansör olmadığı için, ya babamın kucağında yada 2 kişinin beni sandalye ile indirmesini çıkarmarsını istemiyordum.Her hastaneye gidişimzde tekerlekli sandalyeye binmemek için ısrar ediyordum.Çünkü insanların bana acırcasına bakışlarından artık yorulmuştum.Bu şekildede geçen 1 ayın sonunda bir baktımki ''Ben Yürüyorum ! '':)

Allah bizlere aslında ne büyük nimetler vermiş.Bizden istediğide yalnızca şükür.Ama bunları yapabiliyormuyuz ? Elbette hayır. Çoğu yaşıtıma bu yüzden kızmıyor değilim aslında.Çünkü ellerindeki hiçbirşeyin kıymetinibilmiyorlar.Yürüyebiliyorsak , konuşabiliyorsak,görebiliyorsak ve daha nice şeyler yapabiliyorsak isyan etmek beğenmemek ne haddimize ?
İşte benim sihirli değneklerimle olan maceramın bir kısmı bu kadardı.(Alışverişe gidip askıdaki kıyafeler değnek yardımıyla baktığımı anlatmıyorum bile) :) 3 yıla girecek olan hastalığımda şükretmedim belki ama 3 ay yürüyemediğimde kendime gelmemi sağlayan iş o değneklerdi.
Ben onlarla hayata bağlandım, kendime geldim.Ama sizler böyle şeyleri yaşamaya gerek kalmadan şükredin.Belki hiç dikkat etmediğimiz ,önemsemediğimiz bir tırnağımız bile şükürlük.


Sevgilerimle

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Mutluyum-Umutluyum :)